Üye Girişi:
E-mail
Şifre:
 
Dikkat et!
ÖZEL EĞİTİM
Psk. Dnş. Esen Acarer
01.09.2010



Çocuklarda Dikkat Dağınıklığı ve Yapılabilecek Çalışmalar:
Dikkat; duygularla düşünceyi bir nokta üzerinde toplama, uyanıklık hali olarak
tanımlanmaktadır ve öğrenmenin en önemli unsurlarındandır. Eğitimde dikkat, algılama ve anlamlandırma sürecidir. Bu süreçte yaşanan problemler dikkatsizlik olarak adlandırılır.

Çocukların okulda, arkadaş ortamlarında dikkat sorunu yaşamaları, hem ders başarısını hem sosyal ilişkilerini olumsuz etkiler. Başarısızlıkları düşük benlik algısı geliştirmelerine neden olur. Her zaman başarısız olacakları, beceremeyecekleri inancıyla işlerine başlayınca bu düşünce kısır döngü olarak onları başarısızlığa sevk eder. Yetersizlik duyguları, ilişkilerindeki bozukluk içlerinde büyük üzüntüye sebep olur ve öfke duygularını uyandırır. Bu öfkelerini ya içlerine atarak kendilerine zarar verme yolunu seçerler ya da herkesi rahatsız ede¬cek biçimde, saldırganlıkla çevreye yöneltirler.

Dikkatsizlik; özel adıyla ‘dikkat dağınıklığı’ bebeklikten başlayabilen ve erişkinlikte de görülebilen bir sorundur. Dikkat dağınıklığı, çocuğun zekâ puanıyla yani üstün zekâlı veya normal zekâlı olup olmadığıyla doğrudan ilişkili değildir. Zekâsı normal ya da üstün olduğu halde, dikkati dağınık olduğu için kendini derse veremeyen birçok çocuk ve
genç başarısız olabilmektedir.

Dikkat eksikliği nedir?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, çocuklardaki ‘dikkat dağınıklığı’ zihinsel bir özür değil, yalnızca bir çalışmayı veya etkinliği sürdürememe problemidir. Genellikle yedi yaşından itibaren kendini daha fazla gösterir, ancak 4–5 yaşları itibariyle belirtileri saptanabilir. Dikkat eksikliği sendromu ya da hiperaktivite sendromu olarak da bilinir. Çocukların %6’sında görülen dikkat eksikliği sendromu, erkek çocuklarda, kız çocuklara oranla daha fazla görünür.
Problemi kabaca söylersek; organize olamamak ve dikkati tek bir noktaya odaklayamamak olarak açıklanabilir.
Çocukta dikkat eksikliği özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul öncesi dönemde de her şeyden çabuk sıkılan ve bıkan bu çocuklar, oyuncaklardan dahi sıkılıp kısa bir süre sonra onları parçalamayı tercih ederler.
Okulun başlamasıyla birlikte öğrenmeye karşı ilgisizdirler. Ödev yapmayı sevmez, anne/baba ve öğretmenin zoruyla ödev yaparlar. Ödevleri yapmakta hayli zorlanırlar. Masanın başına oturamaz, otursalar bile çeşitli bahaneler uydurarak (tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık masa başından kalkarlar. Anne/ babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler. Üzerine aldıkları bir işi sürekli bitirmekte zorlanır, bir işi bitirmeden hemen diğerine geçerler. Kendileriyle konuşulduğunda sanki konuşanı dinlemiyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler.

Okuma ve yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Okurken sık hata yapabilir ve cümlenin sonunda kelime uydurmalarına rastlanabilir. Unutkandırlar. Sınıfta sürekli eşya kaybetme yanında, iyi öğrendiklerini düşündüğünüz bir bilgiyi de çabuk unutabilirler. Kendilerine uygun bir çalışma düzeni ve sistemi geliştiremezler. Okuma ve yazmayı genellikle sevmezler. Ders kitabı okumanın yanında hikâye ve roman türü kitapları okumaya karşı da isteksizdirler.

Yaşanan tüm bu öğrenme zorluklarına sınavlarda dikkatsizce yapılan hatalar eklenir. Sabırsızlıkları nedeniyle soruları hızlıca okuma, tam okumama ve yanlış okumalara sık rastlanır. Bu nedenle çok iyi bildikleri bir soruyu dahi yanlış cevaplayabilirler. Test sınavlarında çeldiricilere kolaylıkla kanarlar. Özellikle ilkokula başladığı yıllarda sınav kâğıdını öncelikle vermeyi marifet sayarlar. Sonunda bildiklerinden daha azı oranında not alırlar.

Dikkat eksikliği okul öncesi dönemde pek fark edilmeyebilir. Ancak bu çocukların bir kısmı ders dışı işlerde de çabuk sıkılma belirtileri gösterirler. Zekâ düzeyi iyi olan ve ek olarak özel öğrenme güçlüğü olmayan çocuklar ilkokulun 3. ve 4. sınıflarına kadar derslerde sorun yaşamayabilirler. Çalışmadıkları ve dersi iyi takip etmedikleri halde notları kötü olmayabilir. Derslerin ağırlaşmasıyla birlikte başarıda ciddi düşüşler yaşanmaya başlanır. Ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve kurallardan hoşlanmazlar.

Dikkat dağınıklığının belirtileri

Dikkat dağınıklığının okul öncesi, okul çağı ve ergenlik dönemindeki belirtileri genel hatlarıyla aşağıdaki gibidir. Ancak bu özelliklerin bulunduğu her çocukta dikkat dağınıklığı olduğu düşünülmemelidir. Saydığımız noktaların ne sıklıkta ve hangi alanlarda yaşandığı da çok önemlidir.

• Sık sık bir oyundan diğerine geçerler.
• Belirli bir şeyle çok kısa süre ilgilenebilirler.
• Sakardırlar, sık sık yaralanabilirler.
• Başladıkları bir işi bitiremez, yarım bırakırlar.
• Dersi dikkatle dinleyemezler, etrafı ile daha çok ilgilenirler.
• Ev ödevlerini almayı unuturlar ya da eksik alırlar.
• Eşyalarını tam olarak getirmezler, sık sık bir eşyalarını kaybederler.
• Dağınıklıkları vardır, defter vb. gereçlerinin düzenleri bozuktur.
• Gelişim düzeyi içinde geç olgunlaşırlar.
• Öğretmenlerle ilişkilerinde sorunlar yaşarlar. Karşılık veren, saygısız, ilgisiz bir öğrenci olarak gözükürler.
• Zekâlarına uygun hayat başarısı gösteremezler.
• Algıladıklarını örgütlemede, organize etmede mesela okuduklarını anlamlandırmada güçlük çekerler. (`p, b, d` harflerini çoğu kez karıştırırlar)
• İyi arkadaş ilişkileri kurmada zorlanırlar.

Dikkat Dağınıklığı Olan Çocukların Ailelerine Tavsiyeler:

Dikkat dağınıklığı olan çocukların bu durumları erken fark edilebilir ve
kendilerine yardımda bulunulabilinirse başarıyı yakalayabilirler. Anne
ve babalar çocuklarına şu şekillerde yaklaşmalıdırlar:

 Öncelikle dikkat dağınıklığı hakkında bilgi sahibi olun.
 Çocuğun davranışlarını ya da derslerle ilgili yaşadığı sıkıntılarını yaramazlık ya da tembellik olarak yorumlamayın.
 Evde vereceğiniz görevlerle ( ilk önce onun da hoşuna giden görevleri tercih
etmelisiniz) dikkat yoğunluğunu ve süresini artırın.
 Davranışları ile ilgili daha sık geri bildirimde bulunun, sonuçlarını paylaşın.
 Dikkatli davranışlarını ödüllendirin (ödülün her zaman maddi olması gerekmez,
ebeveynin ilgisi ve mutlu olduğunu göstermesi yeterli olabilir).
 Çocuk kendisinden beklenilenin ne olduğunu tam anlamıyla bilmelidir. Bu
nedenle beklentilerinizi açıklayın. Ve beklentilerinizde tutarlı olun.
 Büyük resimli kitaplar alın ve okutun.
 Bilmece çözmek, resimleri eşlemek gibi hafıza ve dikkat üzerine olumlu etkiler yapacak etkin¬likler tercih edin.
 Boyama, boncuk dizme ve el işlerine teşvik edin.

Tedavisi ve çözüm yolları

Dikkat dağınıklığının tedavi sürecinde özel eğitim programlarının uygulanması gerekebilir. Olumsuz davranışların düzeltilmesi ve yerine olumlu davranışların konulması için çeşitli destekleyici ve davranışçı tedavi teknikleri uygulanabilir. Aile terapisi önerilebilir. Dikkat dağınıklığının çok yüksek olduğu durumlarda hekim kontrolünde ilaç tedavisi de söz konusu olabilir.

Aşırı hoşgörü ve aşırı disiplinden kaçının

Anne ve babaların tutumlarının bir olması, çocuklarına olan davranışlarında ayrı düşmemeleri, çocuklarını aşırı yaramaz diye itip kakmamaları, fiziksel cezalar kullanmayı tercih etmemelerinin yanı sıra istenilen davranışları yaptığında da ödüllendirmelerle çocuklarını yönlendirmeye çalışmaları önemlidir.

Dikkati dağınık bir çocuğa, bir saat sürekli ders çalıştırmanın gereği ve yararı yoktur. Böyle bir çocuğun ders çalışma programı kısa aralıklarla planlanmalıdır. Mesela 15–20 dakika ders, 10 dakika ara şeklinde bir sistem uygulamak, bir saat dersin başında zorla tutmaktan daha yararlıdır. Ancak teneffüslerin uzamamasına da dikkat edilmelidir.

Cezalar uzun ve bıktırıcı olmamalıdır. Anne babalar da tutarlı olmalı, kararlılıklarını göstermeli ve sözlerini sürekli değiştirmemelidirler. Çocuklarına ‘bir daha şöyle yaparsan ben de böyle yaparım’ diyen bir anne, yapamayacağı bir şeyi söylememeli, daha önce uygulayacağını söylediği cezadan merhamet duygusuyla vazgeçmemeli, ufak ceza ve ödüllendirmelerle çocuğun davranışlarını yönlendirmelidir. Cezanın, öfke hissinin tatmini için değil, eğitim gayesiyle uygulanması gerektiği unutulmamalıdır.
• Akşamları evinizde TV etrafında toplanma yerine bir masa etrafında toplanıp son harf oyunu oynayabilirsiniz. Böylelikle çocuğunuzun kelime haznesini geliştirmesine yardımcı olursunuz. Bu tip çalışmaları yapmak için aile içindeki bütün bireylerin aynı anda evde olması şart değil. Sadece annenin veya babanın evde olması ve çocuğuna zaman ayırmasıyla da yapılabilir. Mesela belli bir süre içinde karmaşık harfler içinden istenen kelimeleri bulma gibi.
• Çocukları bilgisayarda öylesine oyunlar oynaması için bırakma yerine ona eğitici ve öğretici oyunlar bulup bunlarla oynamasını sağlayabilirsiniz. Örneğin, internetten indirebileceğiniz oyunlardan “bu sesi tanı”, “bu ilin haritadaki yerini bul” veya “kelimeyi tamamla” gibi oyunlar hem çocuklarda dikkatli olmaya davet eder hem de zamanını değerlendirmiş olur.
• Dikkatini artırması için “bak oğlum/kızım…” gibi başlayan cümlelerle nasihat etme yerine onu anlamaya çalışabilir, eksikliğini ona da fark ettirebilirsiniz.
• Çocuklarınıza aldığınız oyuncaklar ve oyunların onların eğitimlerine katkıda bulunacak eğitim setlerini tercih edebilirsiniz. Mesela Puzzle ve kelime oyunu gibi.
• Evinize misafir geldiğinde çocukları bir odaya alıp onları kendi hallerine bırakma yerine onlara oyun kurdurabilirsiniz. Hadi anlat bakalım, isim-şehir oyunu gibi…
Dikkat artırıcı çalışmaları yapmak için belli bir yaş sınırı yok. İlköğretim çağındaki her çocuk bu çalışmalar için ideal. Her çocuğun yaşına uygun çeşitli oyunlar var. Mesela 4 yaşındaki bir çocuğa fark bulmada kolay olan 3–4 ayrıntılı fark bulmaca gösterilirken, 10 yaşındaki bir çocuğa biraz daha zor 12 ayrıntısı olan fark bulmaca gösterebilirsiniz.
Çocuklarınızda gördüğünüz davranışlardaki problemlere yönelik neden bu çocuk böyle demek yerine “bu çocuk için ne yapabilirim” diye düşünmek daha doğru olur.

Çocuğun hafıza ve dikkat gelişimini hızlandıracak oyunlar:

Hafıza Alıştırmaları:

1. Farklı Resim Bulma: Çocuk, bu alıştırmalarda kendisine gösterilen dört resimden farklı olanı bulmaya çalışır. Farklı olanı bulduktan sonra diğerlerine göre neden farklı olduğunu anlatmalıdır.
2. Resim Hatırlama: Çocuğa bir dakika süresince bir resim gösterilir ve bir dakika sonra resim kapatılır. Daha sonra resimle ilgili sorular sorulur.

Örnek:
a- Çocuklar ne yapıyorlardı?
b- Erkek çocuğun üzerinde ne vardı?
c- Kız çocuğun gözleri ne renkti?

3. İki Resim Arasındaki Farkı Bulma: Birbirine benzeyen ama aralarında küçük farklılıklar bulunan iki resim çocuğa gösterilir. Bunların arasındaki farklılıklar çocuğa anlatılır.
4. Şekilleri Hatırlama: Anne-baba bir takım geometrik şekiller çizerek çocuğa bir dakika süreyle gösterir. Bir dakika sonra resim kapatılır ve çocuktan hatırladığı kadarını çizmesi istenir.
5. Anlatılan Hikâye İle İlgili Sorular Sorma: Çocuğa kısa bir hikâye anlatılır. Daha sonra bu hikâyenin belli kısımları ile ilgili sorular sorulur.

Dikkati Geliştiren Oyunlar:

1. Okuduğunu Anlatma: Çocuğa kısa bir okuma parçası verilir ve beş dakika içinde okuyabildiği kadarını okuması istenir. Beş dakikanın sonunda çocuktan okuduklarından anladığını anlatması istenir. Bu oyun aynı zamanda çocuğun kısa süreli hafızasını da geliştirir.
2. Nesne Saklama: Bu oyun için evin belli bir odası seçilir ve çocuğa etrafındaki nesnelere dikkatlice bakması söylenir. Çocuk odadan çıkınca herhangi bir nesne saklanır. Çocuk odaya döndüğünde hangi nesnenin saklandığını bulmaya çalışır.
3. Balonla Oynama: Oyuncular şişirilmiş bir balonu birbirlerine atarak yere düşürmemeye çalışırlar. Bu oyun aynı zamanda çocuğun konsantrasyonunu sağlamasını da destekler.
4. Son harften kelime Bulma: Oyunculardan biri bir kelime söyleyerek oyunu başlatır. Ondan sonra gelen oyuncu, söylenen kelimenin son harfini kullanarak yeni bir kelime söyler. Bu şekilde oyun devam eder.




Psikolojik Danışman Esen Acarer

Yorumlar
Bu yazar için henüz yorum yapılmamış
Yorumlarınızı yazmak için tıklayın >>
Diğer Yazıları
EDİTÖRCE
Oya Kalender
Yazarlar
HAYATA DAİR
Millettin Bayramı...

Havva Lakutoğlu
ASTROLOJİ
21 - 27 Nisan Haftası Bur...

Astrolog Dinçer Güner
PEDAGOĞUN GÖZÜYLE
Mert Aydın Pedofili Kurba...

Uzm.Pedagog Sevil Yavuz
İKİZLERİMİZ
Çocuklarla kültür turları...

Derya Coşkundeniz
Seyri Alem
Gök yüzünde Savaş Var!!...

Nesrin Özturna
ADEM & HAVVA
Sen gitmişken ve geldiğin...

Mehmet Coşkundeniz
EDEBİYAT BÖCÜĞÜ
“Uykusuzlar” burada mı?...

Gülşah Elikbank
KEŞFET KENDİNİ
Erkekler nasıl konuşturul...

Erdem Karagöz
KUCAĞIMDA BİR MELEK
Biz Geldik...

Ayşegül Yıldız
GARDIROBUN PÜFLERİ
Sihirli Ayakkabılar...

Gardirop Faresi
ARAMIZDA KALSIN
AİLE İÇİ ŞİDDETİN KADIN P...

Kl.Psk. Ayşegül Denizci
SEYYAH
BHAKTAPUR: Orta Çağı Yaşa...

Sinan Arslantürk
DOĞAL DOĞUM
Anne ve Bebek Dostu Sezar...

Dr.Hakan Çoker
ASLINDA ŞÖYLE
İşte Bunlar Hep Sevgisizl...

Vefa Enver
YAŞAM MİMARI
İç Hesaplaşma...

Nilüfer Fırat
DİYETİSYEN GÖZÜYLE
Kestane...

Dyt. İpek Ağaca Özger
SEMAVii
Yeniayın burçlara etkiler...

Sema Kılıç
DİKKAT ERGEN VAR
Hobiler ve Şifa...

Uzm. Psk. Çağla Tuğba Dortluoğlu
ÇOCUK GÜVENLİĞİ
Çocuk ve Salon Güvenliği...

Mimar-Güvenlik Uzmanı Arzu Birinci
SAĞLIKLI GÜLÜŞLER
Bebek ve çocukta diş sağl...

Diş Hekimi Gülden Mut
ORADA Bİ DURALIM
Düşmüşler hayvanların der...

Tuna Arman
MEMO'NUN KALEMİNDEN
Alışkanlık...

Mehmet Eren
ERKEK SAĞLIĞI
Üremeye Beslenme Desteği...

Prof.Dr. Kaan Aydos
AİLE & ÇOCUK GELİŞİMİ
Bebek & Kariyer...

Uzm. Psikolog Sinem Olcay
İŞ PSİKOLOJİSİ
İş yerinde taciz...

Prof. Pınar Tınaz